19 Ocak 2011 Çarşamba

Basit...

Sorun !Kimse yokken, en tek basinayken, yapayanliz kaldiginda!
Kalbinle bas basayken...
Herkez cekilip gittiginde...
Sorun sokakta en kalabalikta, en cezbedici , bastan cikarici , seytanla asik attigin yerlerde,

Kendinle yuzlesip, bu benim ve bu da benimdir diyebilmekte...
Ruhlarimizi , taaa derinlerimizdekini yuzlerimize takip dolasabilmekte...

En basit olabilmekte...

Salt kendin...

Hepsi bu...

17 Ocak 2011 Pazartesi

DÜNYA KARMAŞIK MI ? NEDEN ?

Bu Sude Kızmaz’ın ilk kitabı .İki adet A4 kağıdı ortadan kesilerek dört yaprak haline getirilmiş.Elde edilen dört yaprak bir kitap gibi yanlarından zımbalanmış.İlk sayfası tabiki kapak.

Sıra gelmiş bu sayfalara bir şey yazmaya…Bakın neler yazmış ? Kapaktan başlayalım:

1.Kitap

Dünya Karmaşık mı ?
Neden

Yazar : Sade Kızmaz
İmza
Tarih : 13.01.2011
Teşekkürler
Özel Yapım ( yanında kendi fotoğrafı var)
El Yapımı
8 yaşında yapılmıştır.
Yapılan ilk kitap
Bir aslan ve papağan resmi yapıştırılmış.

Kuraldışı

Kapak aynen böyle .Gelelim neler yazdığına:

İnsanın hayatı yaşaması için insanın önce iyi niyetli ve dürüst biri olması gerek.En önemlisi bazı insanlar böyle doğmuştur.İnsanlar doğarlar,yaşarlar,ölürler.Bu bitkilerin hayvanların ve insanların hayatıdır.Bu yaşam aslında gerçek değil.Bu öğrenme testi.Asıl yaşam 15 yaşında başlar.Sonra akıp gider.Yaşam bir kitabın başlayıp bitmesi gibidir. Her kezin hayata gelme sebebi vardır.Bazı kişiler “Bu dünyaya neden geldim. Ne sebeble yaşıyorum” diye söylenir. Ozaman bunu okusunlar.İnsan bu hayattan gideceğini duyarsa ağlar.Ama şunu unutmasınlar hep ” Hayattan gitmek istiyorum” derler o zaman onlar bişeye kızmışlardır.O zaman ben size bişey daha söyleyim.İnsan ölünce aslında hiç bir şey olmaz.
Ondan hep şu şekilde dua etmemiz lazım.”Allahım günahını yalanını afet ne olur.” Demeliyiz.Yarında onun yanına gideriz zaten.Onun için korkmaya gerek yoktur.Bazı insanlar hakkında kötü şeyler düşünürsek şu sözü kullanıcaz” İPTAL…” demeliyiz.Aklımıza hep iyi şeyler getirmeliyiz.İyi şeyler hem hayatımızı hem de düşüncelerimizi iyi bir yola sokar.Şimdi ata bindiğinizi düşünmeyin.Asıl onu düşündünüz dimi ? İşte sanki bu bir sihir.Bazı insanlar bu neyle uğraşmaz uğraşanlar ise şuanda büyük bir yol boyunca ilerliyor..Ama sanatı bırakanlar şelaleden düşüyor.Bazı insanlar yanlız yaşayamaz.Hep yanında birilerinin olmasını isterler.Ama hayat öyle değil.Hayat farklı bir biçimdir.
Bu biçim insanı doğru yola sürükler.Ağabeyiniz, yada ablanız varsa yada ikiside varsa şanslısınızdır.İkiside yoksa hayat hem sıkıcı hemde üzücü olur.İnsan yanlızlıktan nefret eder.Bazen heryere kendiniz gitmek istersiniz.Tabi bu genellikle 12 yaşında başlar.Her şeyi bir yana bırakırsak yanlızlınızı fark etmiş olursunuz. Bu da sizi feci biçimde uzer.Ama kendinizi kendiniz üzersiniz.Hiç bir insanı biri üzemez.12 yaşına kadar ya da 10 yaşına kadaranneye yada babaya balı kalır.Tabi bu geçer.13 yada daha erken yaşlarda geçebilir.İnsanlar düz yürüdüğünü sanarlar ya aslında yanlış biliyorlar.Biz farketmeyiz ama aslında yuvarlak yürüyoruz.Yıldızlar sıcak değil soğuktur.Güneş sıcak ama dokunduğunda iki dakika geçmeden ya yanarsın yada hemen ölürsün.ama büyük ihtimal ölmüş oluruz.Ya da başka bir şey olur.


8 yasinda biraz ilginc degil mi ?

3 Ocak 2011 Pazartesi

RUH İKİZİ

‘’Başta insanlar erkek ve kadın aynı bedende var olmak suretiyle yaratılmışlardı.Her bedenin dört kolu ve dört bacağı vardı.Bedenleri yuvarlaktı ve yuvarlanıp duruyorlardı,kendilerini elleri ve ayaklarıyla haraket ettiriyorlardı.Zaman geçtikçe tanrılara karşı saygısızlık yapmaya başladılar.Kurban sunmayı bıraktılar ve hatta yuvarlanarak Olimpos Dağı’na çıkıp tanrılara saldırarak onları tahtlarından indirmekle tehdit etmeye başladılar.Tanrılardan biri hepsini öldürelim,’bizim için tehlikeliler!’ dedi.

Bir diğeri, ‘Hayır , benim daha iyi bir fikrim var.Bedenlerini ikiye bölelim,böylece sadece iki kolları ve iki bacakları olur.Yuvarlak olmazlar ve yuvarlanamazlar.Sayıları iki katına çıkacağı için bize şimdikinin iki katı kurban sunarlar.En önemlisi de her biri diğer yarısını aramakla o kadar meşgul olur ki bizi rahatsız edecek vakit bulamazlar,dedi.’

İkinci tanrı bilge olandı.Onun fikri işe yaradı.Her yarım insane,erkek veya kadın, diğer yarısını ,’ruh eşini’ aramaya öylesine daldı ki, diğer her şey bir kenara bırakıldı’’

Yunan Filozofu Eflatun

Ruh ikizini arayanlar , devam edin yoksa hep eksik kalacaksınız!
Ey bulanlar ! Kıymetini bilin…