DÜNYA KARMAŞIK MI ? NEDEN ?
Bu Sude Kızmaz’ın ilk kitabı .İki adet A4 kağıdı ortadan kesilerek dört yaprak haline getirilmiş.Elde edilen dört yaprak bir kitap gibi yanlarından zımbalanmış.İlk sayfası tabiki kapak.
Sıra gelmiş bu sayfalara bir şey yazmaya…Bakın neler yazmış ? Kapaktan başlayalım:
1.Kitap
Dünya Karmaşık mı ?
Neden
Yazar : Sade Kızmaz
İmza
Tarih : 13.01.2011
Teşekkürler
Özel Yapım ( yanında kendi fotoğrafı var)
El Yapımı
8 yaşında yapılmıştır.
Yapılan ilk kitap
Bir aslan ve papağan resmi yapıştırılmış.
Kuraldışı
Kapak aynen böyle .Gelelim neler yazdığına:
İnsanın hayatı yaşaması için insanın önce iyi niyetli ve dürüst biri olması gerek.En önemlisi bazı insanlar böyle doğmuştur.İnsanlar doğarlar,yaşarlar,ölürler.Bu bitkilerin hayvanların ve insanların hayatıdır.Bu yaşam aslında gerçek değil.Bu öğrenme testi.Asıl yaşam 15 yaşında başlar.Sonra akıp gider.Yaşam bir kitabın başlayıp bitmesi gibidir. Her kezin hayata gelme sebebi vardır.Bazı kişiler “Bu dünyaya neden geldim. Ne sebeble yaşıyorum” diye söylenir. Ozaman bunu okusunlar.İnsan bu hayattan gideceğini duyarsa ağlar.Ama şunu unutmasınlar hep ” Hayattan gitmek istiyorum” derler o zaman onlar bişeye kızmışlardır.O zaman ben size bişey daha söyleyim.İnsan ölünce aslında hiç bir şey olmaz.
Ondan hep şu şekilde dua etmemiz lazım.”Allahım günahını yalanını afet ne olur.” Demeliyiz.Yarında onun yanına gideriz zaten.Onun için korkmaya gerek yoktur.Bazı insanlar hakkında kötü şeyler düşünürsek şu sözü kullanıcaz” İPTAL…” demeliyiz.Aklımıza hep iyi şeyler getirmeliyiz.İyi şeyler hem hayatımızı hem de düşüncelerimizi iyi bir yola sokar.Şimdi ata bindiğinizi düşünmeyin.Asıl onu düşündünüz dimi ? İşte sanki bu bir sihir.Bazı insanlar bu neyle uğraşmaz uğraşanlar ise şuanda büyük bir yol boyunca ilerliyor..Ama sanatı bırakanlar şelaleden düşüyor.Bazı insanlar yanlız yaşayamaz.Hep yanında birilerinin olmasını isterler.Ama hayat öyle değil.Hayat farklı bir biçimdir.
Bu biçim insanı doğru yola sürükler.Ağabeyiniz, yada ablanız varsa yada ikiside varsa şanslısınızdır.İkiside yoksa hayat hem sıkıcı hemde üzücü olur.İnsan yanlızlıktan nefret eder.Bazen heryere kendiniz gitmek istersiniz.Tabi bu genellikle 12 yaşında başlar.Her şeyi bir yana bırakırsak yanlızlınızı fark etmiş olursunuz. Bu da sizi feci biçimde uzer.Ama kendinizi kendiniz üzersiniz.Hiç bir insanı biri üzemez.12 yaşına kadar ya da 10 yaşına kadaranneye yada babaya balı kalır.Tabi bu geçer.13 yada daha erken yaşlarda geçebilir.İnsanlar düz yürüdüğünü sanarlar ya aslında yanlış biliyorlar.Biz farketmeyiz ama aslında yuvarlak yürüyoruz.Yıldızlar sıcak değil soğuktur.Güneş sıcak ama dokunduğunda iki dakika geçmeden ya yanarsın yada hemen ölürsün.ama büyük ihtimal ölmüş oluruz.Ya da başka bir şey olur.
8 yasinda biraz ilginc degil mi ?
17 Ocak 2011 Pazartesi
3 Ocak 2011 Pazartesi
RUH İKİZİ
‘’Başta insanlar erkek ve kadın aynı bedende var olmak suretiyle yaratılmışlardı.Her bedenin dört kolu ve dört bacağı vardı.Bedenleri yuvarlaktı ve yuvarlanıp duruyorlardı,kendilerini elleri ve ayaklarıyla haraket ettiriyorlardı.Zaman geçtikçe tanrılara karşı saygısızlık yapmaya başladılar.Kurban sunmayı bıraktılar ve hatta yuvarlanarak Olimpos Dağı’na çıkıp tanrılara saldırarak onları tahtlarından indirmekle tehdit etmeye başladılar.Tanrılardan biri hepsini öldürelim,’bizim için tehlikeliler!’ dedi.
Bir diğeri, ‘Hayır , benim daha iyi bir fikrim var.Bedenlerini ikiye bölelim,böylece sadece iki kolları ve iki bacakları olur.Yuvarlak olmazlar ve yuvarlanamazlar.Sayıları iki katına çıkacağı için bize şimdikinin iki katı kurban sunarlar.En önemlisi de her biri diğer yarısını aramakla o kadar meşgul olur ki bizi rahatsız edecek vakit bulamazlar,dedi.’
İkinci tanrı bilge olandı.Onun fikri işe yaradı.Her yarım insane,erkek veya kadın, diğer yarısını ,’ruh eşini’ aramaya öylesine daldı ki, diğer her şey bir kenara bırakıldı’’
Yunan Filozofu Eflatun
Ruh ikizini arayanlar , devam edin yoksa hep eksik kalacaksınız!
Ey bulanlar ! Kıymetini bilin…
‘’Başta insanlar erkek ve kadın aynı bedende var olmak suretiyle yaratılmışlardı.Her bedenin dört kolu ve dört bacağı vardı.Bedenleri yuvarlaktı ve yuvarlanıp duruyorlardı,kendilerini elleri ve ayaklarıyla haraket ettiriyorlardı.Zaman geçtikçe tanrılara karşı saygısızlık yapmaya başladılar.Kurban sunmayı bıraktılar ve hatta yuvarlanarak Olimpos Dağı’na çıkıp tanrılara saldırarak onları tahtlarından indirmekle tehdit etmeye başladılar.Tanrılardan biri hepsini öldürelim,’bizim için tehlikeliler!’ dedi.
Bir diğeri, ‘Hayır , benim daha iyi bir fikrim var.Bedenlerini ikiye bölelim,böylece sadece iki kolları ve iki bacakları olur.Yuvarlak olmazlar ve yuvarlanamazlar.Sayıları iki katına çıkacağı için bize şimdikinin iki katı kurban sunarlar.En önemlisi de her biri diğer yarısını aramakla o kadar meşgul olur ki bizi rahatsız edecek vakit bulamazlar,dedi.’
İkinci tanrı bilge olandı.Onun fikri işe yaradı.Her yarım insane,erkek veya kadın, diğer yarısını ,’ruh eşini’ aramaya öylesine daldı ki, diğer her şey bir kenara bırakıldı’’
Yunan Filozofu Eflatun
Ruh ikizini arayanlar , devam edin yoksa hep eksik kalacaksınız!
Ey bulanlar ! Kıymetini bilin…
29 Aralık 2010 Çarşamba
Cok Zaman Oldu
Cok zaman oldu yazmayali.Oraya buraya yazdimda bloguma yazmadim.
Gecen bir arkadasim yazsanizya okuyorduk dedi.
Bana da iyi geliyordu yazmak.
Evet evet yazmali tekrar ....
:)
Gecen bir arkadasim yazsanizya okuyorduk dedi.
Bana da iyi geliyordu yazmak.
Evet evet yazmali tekrar ....
:)
13 Nisan 2010 Salı
TAM BİR YAŞINDAYIM
Dün gece İstanbul'da otel odasında önümdeki ders notlarını bir kenara bırakıp düşündüm ve çok gencim dedim.Tam bir yaşındayım.Hayatın başında:)
Sonra önümde duran Hayyam dörtlüklerinden rasgele kendim için bir sayfa açtım.Fazla söze gerek yok bu kadar denk gelebilirdi.
Dünya, yıldıramazsın beni ne yapsan ;
Ölümden de korkmam, er geç ölür insan.
Ölmemek elimizde değil ki bizim:
İyi yaşamamak beni tek korkutan.
Yerin üstüne baktım,uykuya dalmışlar;
Altına baktım,çürüyüp toprak olmuşlar.
Yokluk ovasında başka ne var ki zaten:
Daha gelmemişler var, gelip gitmişler var.
Sonra önümde duran Hayyam dörtlüklerinden rasgele kendim için bir sayfa açtım.Fazla söze gerek yok bu kadar denk gelebilirdi.
Dünya, yıldıramazsın beni ne yapsan ;
Ölümden de korkmam, er geç ölür insan.
Ölmemek elimizde değil ki bizim:
İyi yaşamamak beni tek korkutan.
Yerin üstüne baktım,uykuya dalmışlar;
Altına baktım,çürüyüp toprak olmuşlar.
Yokluk ovasında başka ne var ki zaten:
Daha gelmemişler var, gelip gitmişler var.
17 Şubat 2010 Çarşamba
HAYAT COK KISA
Hayat, cocukluk yillarinda cok uzundu ve biz buyudukce hersey gibi o da kisaldi, bucurlesti.Kucuk kalplerimizin sinirsiz hayalleri ve kocaman icleri vardi ama kalplerimiz biz buyudukce, icindekiler kuculdu.
Simdi cok kisa geliyor gunler. O koskaca ,hic bitmeyecek gibi duran gunlerimiz,omrumuz simdi ne kadar kisa geliyor bize...Ve dert ettiklerimiz ahh!
Bize sunulmus bu kisacik mucizevi hayati, arzu ettigimiz gibi yasamak varken neleri dert ediyoruz ? En komigi o dunyanin sonu gibi gelen ve bizi kederlere gomen dertler terk-i diyar eyledikten sonra hic bir sey ifade etmiyor.Neden mi ? Onlara bu degeri veren bizden baska hic kimse degil de ondan
Hayat sonsuz yasamda bizim icin cok kisa .Simdi ertelememe zamani , yasama zamani...
Cocuk kalplerimizle korkmadan ! Cunku bu hediye cok guzel ,bok etmenin anlami yok!
Haydi...
14 Ocak 2010 Perşembe
Avatar
Cok Begendim
Gercekten cok ciddi bir sabrin, calismanin,bilginin saheseri olmus.Son zamanlarda seyrettigim en guzel film.
Emperyalizmin gercek yuzunun vurgulandigi ,cirilciplak bir film.Uzayda baska gezegenlere gitmeye gerek yok yasananlarin hepsi kendi dunyamizda.Maden icin Afrikada,Amazonlarda ,petrol icin Irakta insanlara farkli bir sey mi yaptilar.Bir esir kampinda kafasina cuval gecirilmis babasina sarilan Irakli cocugu hic unutamayacagim.
Insanlik ayibi...
Filmde Avatarlarin felsefi ve inanclari ise biz hic uzak degildi.Atalarimizin Islam`dan onceki inanci olan Samanizmin ta kendisi.
Tanri-Doga : Herkes onun parcasi ve bu yuzden birbirlerine tum canlilar saygili.Avatarlardan birinin avini oldururkenki konusma cok ilgincti.
Dunyamizin bu dusunceye cok ihtiyaci var hem de cok
Gercekten cok ciddi bir sabrin, calismanin,bilginin saheseri olmus.Son zamanlarda seyrettigim en guzel film.
Emperyalizmin gercek yuzunun vurgulandigi ,cirilciplak bir film.Uzayda baska gezegenlere gitmeye gerek yok yasananlarin hepsi kendi dunyamizda.Maden icin Afrikada,Amazonlarda ,petrol icin Irakta insanlara farkli bir sey mi yaptilar.Bir esir kampinda kafasina cuval gecirilmis babasina sarilan Irakli cocugu hic unutamayacagim.
Insanlik ayibi...
Filmde Avatarlarin felsefi ve inanclari ise biz hic uzak degildi.Atalarimizin Islam`dan onceki inanci olan Samanizmin ta kendisi.
Tanri-Doga : Herkes onun parcasi ve bu yuzden birbirlerine tum canlilar saygili.Avatarlardan birinin avini oldururkenki konusma cok ilgincti.
Dunyamizin bu dusunceye cok ihtiyaci var hem de cok
10 Aralık 2009 Perşembe
FARKLI SEYLER...
Etrafimdaki bir suru insandan duyuyorum hep: Biktim bu hayattan , cok sIkIcI vs...
Farkili ne yapiyorlar diye soruyorum onlara ? Cevap genelde hicdir.Farkli birseyler yap ve hayat keyfli olsun.Bunun icinde birazcik vizyon,cesaret ve emek yeter.
Farkli seyler yap hayat daha keyfli olsun:)
Farkili ne yapiyorlar diye soruyorum onlara ? Cevap genelde hicdir.Farkli birseyler yap ve hayat keyfli olsun.Bunun icinde birazcik vizyon,cesaret ve emek yeter.
Farkli seyler yap hayat daha keyfli olsun:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)